HUZUNSİİR-HÜZÜNLÜ ŞİİRLER | SEVGİ ŞİİRLERİ | ATATÜRK ŞİİRLERİ | BÜTÜN ŞİİRLER SİZİ BEKLİYOR...

vatansevgisisiirleri

Türkiyem, Anayurdum, Sebebim, Çarem

Ben, kağnılarla yaylılarla büyüdüm geldim
Çocuk yüreğimi yakan türküler dinleye dinleye.
Mahzun kağnılarla, nazlı yaylılarınla
Ve tozlu yollarınla sevdim seni Türkiye!

O tezek topladığım kırlar, yaylalar…
Başına oturduğum, yemek yediğim atandır.
Türkiye’m, anayurdum, sebebim, çarem…
Taşına toprağına vurgunluğum bundandır…

Akşam karanlığıyla başlardı kurbağalar
Susar gökyüzü kadar, dinlerdim biteviye.
Gecemi besteleyen cırcır böceklerinle.
Kurbağa seslerinle sevdim seni Türkiye!

Bir Peygamber sofrasıydı soframız:
Biraz tandır ekmeği, biraz çökelik…
Yoksulluğunla da bağlandım kaldım sana
Mecnunlar gibi üstelik.

Yağmurlar başlayınca, odalarımız damlardı
Dizlerini döve döve ağlardı anam.
Şimdi kırkikindiler boyunca sırılsıklam
Küçük kerpiç evlerin çıkmaz aklımdan!

Türkiye’m! Hasretim! Kınalı türküm! ..
İçiçe güzellik, uç uca kahır
Yüreğimi bin parçaya bölseler
Her parçası yine seni çağrışır.

 

Vatan Türküsü

Güneşin başka doğar, Ay’ın bir başka,
Şehrin başka güzel, köyün bambaşka,
Ay_Yıldızlı bayrak getirir aşka…..
Dünyada bulunmaz eşin TÜRKİYEM.
Canım sana kurban, canım TÜRKİYEM

Tarihin var, tarihlere sığmayan,
Pişman olur sana, dostun olmayan,
Adaletin, insanlığa yön veren….
Dünyada bulunmaz eşin TÜRKİYEM.
Canım sana kurban, canım TÜRKİYEM

Müzaffer ordun, dillere destan,
Uğruna yazar binlerce destan,
Milletin kahraman, Soyun kahraman…..
Dünyada bulunmaz eşin TÜRKİYEM.
Canım sana kurban, canım TÜRKİYEM

Kars’ın başka güzel, İzmir’in başka,
Erzurum başka güzel, İstanbul başka,
Bezilir mi, sana duyulan aşka….
Dünyada bulunmaz eşin TÜRKİYEM.
Canım sana kurban, canım TÜRKİYEM.

Yılmaz Çelik

 

SILA HASRETI

BIR SABAH CIKMI$IM ALMANYADAN AKSARAY YOLUNA BURNUMDA TÜTÜYOR “O” KOCA DUMANLI HASANDAG.
KARKIN KASABASINA SELAM YOLLADIM BEKLESIN BENI “O” SERIN YAYLA

HASTA DÜ$TÜM YAYLANIN HAVASINDAN DEDIM KI; NE SERT VE SERINMI$ BIZIM ORALAR. ALLAH BIRDAHA NASIB EYLESIN YOLUMUZU BIZIM SILAYA BURNUMDA TÜTÜYOR AKSARAY ,”O” KOCA DUMANLI “HASANDAG”.

 

ŞEHİT MEKTUBU

Anne o elinde tuttuğun zarf bir ihaner anında görülmüştür ve
Zarfın içindeki kağıt er mektubudur görülmüştür.
doğum günüm bu gün anne 15 Aralık ve şafak karanlık
Bu mektubu sana yazıyorum anne
Dün sevdiğimle ayrıldık son mektubuymuş bana yazdığı
Bir daha yazöayacakmış ve demek sevda ayrılığına
1 ay dayanırmış ve asker ocağında terkedilmekte varmış
bu mektubu sana yazıyorum anne 15 aralık dogum günüm ve
Şafak karanlık 3-5 nöbetindeydim dün gece
Bir şarjörün boşluğunda da içtim son sigaramı ve
Yorgan gibi örttü üstümü karasi perde
Sabaha karşı biraz içim geçmiş
Hayali gözümün önüne geldi anne
Kız kardeşimi sevdiğine verdiğinden beri bir ben birde sen kaldın geriye
Üzülme anne üşüyorum elim tetikte bekliyorum memleketi ve
Seni
Beklemiyorum artık beni beklemeyen
Beklemiyorum yüreğimi ve aşkımı soğuk bir siperde yalnız
Bırakan sevgiyi ve bekliyorum anne elim tetikte
Eğer girerse menzile vurup öldüreceğim hem aşkı hem sevgiyi
Geçen gün karakolu bastılar kurşunlar yağmur gibi yağdı
Üzerimize garip gelecek belki sana ama ortalık bayram yeri
Gibi oldu.
Biliyormusun o an hiç korkmuyorsun herkes
Kendini bir sipere atıyor ve gecenin karanlığında
Kurşun yerine sanki ışıl ışıl yıldızlar yağıyor
Üzerimize ve ölüm aklına bile gelmiyor anne
Yıldızlar yağıyor üzerimize ve kurşundan yağmurlar

 

Akdeniz

Gözlerim çakmak çakmak Akdeniz’in aşkına
Aşına ocağına taşına toprağına
Bir gemi kalkıyor limandan
Umuda yolculuk adına

Yeşermiş fidanları Toroslar’ın doruğuna
Portakal, mandalina, muz
Yollarla arkadaş palmiyeler
Kaldırımları süsleyen menekşeler

Akdeniz
Karşılıksız aşklar cenneti
Sevgiye hasret kuduran denizi
Ve çiftini arayan bahar polenleri

Toprak toprak bölünmüş parçalanmış ovaları
Dört gözle sevdiklerini bekleyen mezar taşları
Yoksul aç ve tutsak insanları
Her şeyinle güzelsin Akdeniz

Baharda yeşerirsin sevgi ile beslenirsin
Yaz olur sıcak kumsal, parıldayan denizin
Kışın ağlar pınarların sel olur
Sonbaharda dökülen yapraklarınla
Her şeyinle güzelsin Akdeniz

Ağaçların yeşermiyor
Artık ilgi çekmiyor aşkların
Isıtmıyor artık sıcak bakışların
Göz kamaştırmıyor parıldayan güneşin
Bu kötü gidişe bir son vermelisin

Güneşin soğuk doğduğu günler seni bekliyor
Var sen kendini topla yenilme yılana, çıyana
Arkandan vuracaklar seni yuvasız koyacaklar
Dayan sen, son gücünle dayan Akdeniz

 

Anadolu Sevgisi

Sen bizim dağları bilmezsin gülüm,
Hele boz dumanlar çekilsin de gör.
Her haftası bayram,her günü düğün,
Hele yaylalara çıkılsın da gör.

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;
Kağnılar yollarda,yoncalar dizde…
Saydıklarım damla değil denizde,
Hele bir ekinler ekilsin de gör.

Görmedin sen bizim mavi suları,
Karlar eriyince kırar yuları…
Köpük olur beyaz,sel olur sarı;
Hele taştan taşa dökülsün de gör.

Sen bizim köyleri görmedin ki hiç,
Yolları toz,çamur,evleri kerpiç.
O kirli kabukta,o en temiz iç;
Hele bir yakından bakılsın da gör.

Anlamaz,bilmezsin sen bizim halkı,
Sevgiyi bulasın,yakına gel ki…
Kalıplar gerçeği göstermez belki
Gönül perdeleri sökülsün de gör.

ABDURRAHİM KARAKOÇ
 

Vatan Türküsü

İşte adû, karşıda hâzır-silah,
Arş yiğitler vatan imdâdına.
Arş ileri, arş bizimdir felah,
Arş yiğitler, vatan imdâdına!

Cümlemizin vâlidemizdir vatan,
Herkesi lûtfuyla odur besleyen;
Bastı adû göğsüne biz sağ iken,
Arş yiğitler, vatan imdâdına!

Şân-ı vatan, hıfz-ı bilâd û ibâd,
Etmededir süngünüze istinâd;
Milleti eyler misiniz nâ-murad,
Arş yiğitler, vatan imdâdına!

Rehberimiz gayret-i merdânedir,
Her taşımız bir nice bin cânedir;
Câne değil meyi bugün, şânedir,
Arş yiğitler, vatan imdâdına!

Yare nişandır tenine erlerin,
Mevt ise son rütbesidir askerin;
Altı da bir, üstü de birdir yerin
Arş yiğitler, vatan imdâdına.

Namık Kemal

 

Vatan Şarkısı

Amalimiz afkarımız ikbal-i vatandır
Ser-haddimize kal’e bizim hâk-i bedendir
Osmanlılarız ziynetimiz kanlı kefendir
Gavgaada şehadetle bütün kâm alırız biz
Osmanlılarız can veririz nâm alırız biz

Kan ile kılıçtır görünen bayrağımızda
Can kokusu geçmez ovamızda dağımızda
Her gûşede bir şîr yatar toprağımızda
Gavgaada şehadetle bütün kâm alırız biz
Osmanlılarız can veririz nâm alırız biz

Osmanlı adı her duyana lerze-resândır
Ecdâdımızın heybeti ma’rûf-i cihandır
Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır
Gavgaada şehadetle bütün kâm alırız biz
Osmanlılarız can veririz nâm alırız biz

Top patlasın ateşleri etrafa saçılsın
Cennet kapısı can veren ihvâna açılsın
Dünyada ne bulduk ki ölümden de kaçılsın
Gavgaada şehadetle bütün kâm alırız biz
Osmanlılarız can veririz nâm alırız biz.

 
Bugün 23 ziyaretçi (45 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol